Sosyolog / Farkındalık ve DönüÅŸüm Lideri Sinem Öncel, "Duygu, Algı ve Empati Yönetimi" baÅŸlıklı sunumuyla gazetecilerle buluÅŸtu.
Medya dünyasının önemli tartışma baÅŸlıklarından biri olan “haberin psikolojisi”, Üsküdar’da düzenlenen seminerde ele alındı. Sosyolog / Farkındalık ve DönüÅŸüm lideri Sinem Öncel, haberlerin yalnızca bilgi aktarmadığını, birey ve toplum üzerinde çok katmanlı etkiler oluÅŸturduÄŸunu vurguladı.
Yüzüncüyıl Gazeteciler DerneÄŸi ile Gazeteciler Sosyal Sorumluluk Projeleri DerneÄŸi iÅŸ birliÄŸiyle gerçekleÅŸtirilen seminer, GASSOPDER Genel Merkezi Hasan Tahsin Salonu’nda düzenlendi.

“Haber, Zihin ve Duygu Üzerinde Çok Katmanlı Etki Yaratır”
Seminerde konuÅŸan Sinem Öncel, haberin sadece bir bilgi aktarımı olmadığını belirterek ÅŸu deÄŸerlendirmede bulundu:
“Haber, aynı zamanda zihin, duygu ve bilinçaltı üzerinde etkili bir süreçtir. Bir insan haberle karşılaÅŸtığında üç düzeyde etkilenir: Zihinsel olarak anlam verir, duygusal olarak bir his üretir, bilinçaltı düzeyde ise kayıt oluÅŸturur.”

Öncel, bu nedenle bir haberin etkisinin yalnızca içeriÄŸiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda o bilginin birey tarafından nasıl yorumlandığı ve hangi duyguyu tetiklediÄŸiyle ÅŸekillendiÄŸini ifade etti.
“Zihin Bilgiyi Nötr İşlemez”
Zihnin gelen bilgiyi tarafsız ÅŸekilde deÄŸerlendirmediÄŸini vurgulayan Öncel, bireysel geçmiÅŸin ve inanç sistemlerinin belirleyici rol oynadığını söyledi:
“Zihin, bilgiyi geçmiÅŸ deneyimler, inançlar ve bilinçaltı kayıtları üzerinden yorumlar. Bu yüzden aynı haber, farklı kiÅŸilerde farklı anlamlar ve duygular oluÅŸturur.”

Negatif Haberler Bilinçaltını Etkiliyor
Bilinçaltının özellikle tekrar eden ve yoÄŸun duygu içeren içeriklere daha duyarlı olduÄŸuna dikkat çeken Öncel, sürekli olumsuz haberlere maruz kalmanın etkilerine iliÅŸkin ÅŸu uyarıda bulundu:
“Sürekli negatif haberlere maruz kalmak zamanla kaygı, güvensizlik ve içsel huzursuzluk oluÅŸturabilir. Çünkü bilinçaltı, tehdit algısı barındıran içerikleri daha güçlü kaydeder.”

Toplumsal Duygu Medya ile Åžekilleniyor
Öncel, haberin yalnızca bireysel deÄŸil toplumsal düzeyde de etkiler yarattığını belirterek, medya aracılığıyla yayılan duyguların toplumda ortak bir ruh hali oluÅŸturabildiÄŸini ifade etti.

Empati ile Duygusal Yük Arasındaki İnce Çizgi
Seminerde empati kavramına da deÄŸinen Öncel, önemli bir ayrımın altını çizdi:
“Empati, bir durumu anlamak ve hissedebilmekken; empat olmak, baÅŸkalarının duygularını içselleÅŸtirip kendi üzerinde taşımak anlamına gelebilir. Bu ayrım yapılmadığında kiÅŸi farkında olmadan duygusal yük almaya baÅŸlar.”

Habercilikte Dil ve Sunumun Gücü
Gazetecilik açısından haberin dili ve sunum biçiminin kritik olduÄŸunu vurgulayan Öncel, bir olayın nasıl anlatıldığının en az içeriÄŸi kadar etkili olduÄŸunu söyledi. BaÅŸlık seçimi, kullanılan ifade ve aktarım tonunun, izleyici ve okuyucu üzerinde doÄŸrudan etki oluÅŸturduÄŸunu belirtti.
“Bu nedenle habercilik yalnızca bilgi aktarma iÅŸi deÄŸil, aynı zamanda toplumsal duygu ve algıyı etkileyen bir sorumluluk alanıdır.”

“Bu Duygu Bana mı Ait?”
Seminerin temel amacının farkındalık oluÅŸturmak olduÄŸunu ifade eden Öncel, bireylerin maruz kaldıkları duygu ve bilgiyi ayırt edebilmesi gerektiÄŸini söyledi.
“KiÅŸinin kendine soracağı ‘Bu bana mı ait?’ sorusu, otomatik tepkileri durdurur, farkındalığı artırır ve bilinçli seçim yapabilmesini saÄŸlar.”

Medya Okuryazarlığı ve Psikolojik Dayanıklılık Vurgusu
Sinem Öncel, ‘Haber sadece bilgi deÄŸil; zihni ÅŸekillendiren, duyguyu yönlendiren ve fark edilmezse içselleÅŸtirilen güçlü bir etkidir’ dedi. Program, dijital çaÄŸda medya okuryazarlığının ve psikolojik dayanıklılığın önemine dikkat çekilerek sona erdi. Uzmanlar, haber tüketiminde bilinçli yaklaşımın hem bireysel hem toplumsal denge açısından kritik olduÄŸuna iÅŸaret etti.